KFMİB Başkanı Hasan Osman Sabır, döviz dönüşüm desteğinin özellikle ithal girdisi bulunmayan fındık ihracatçılarını dezavantajlı konuma getirdiğini söyledi. Eylül ihracatındaki artışın düşük baz etkisinden kaynaklandığını belirten Sabır, ihracatın ortalamanın altında kaldığına dikkat çekti.
08 Ekim 2026 00:00 Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KFMİB) Başkanı Hasan Osman Sabır, döviz dönüşüm desteğinde 1 Ekim’de başlayan yeni uygulamanın fındık ihracatçısı açısından önemli dezavantajlar oluşturacağını savundu. Sabır, eylül ayında 18 bin 929 tona yükselen ihracatın da tek başına toparlanma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Döviz desteğinde sistem değişti
Döviz dönüşüm desteğinde yeni dönem 1 Ekim 2026 itibarıyla başladı. Yeni sistemde yüzde 3’lük destek devam ederken, firmaların destek kapsamında satabileceği ihracat bedeli döviz tutarı oluşturdukları katma değerle ilişkilendirildi.
Katma değer hesabında şirketlerin yıllık faaliyet kârı ile iş gücü maliyetinin toplamı dikkate alınıyor. Bir firmanın bir yılda alabileceği toplam döviz dönüşüm desteği ise 100 milyon TL ile sınırlandırılıyor.
“Fındık ihracatçısının imkânı daralıyor”
Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Osman Sabır, yeni hesaplama biçiminin fındık sektörü açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
Sabır, fındık sektörünün yüksek hammadde maliyeti, düşük kâr marjı ve yoğun finansman ihtiyacıyla çalıştığına dikkat çekerek, katma değer üzerinden getirilen sınırın ihracatçının destek kapsamında bozdurabileceği döviz miktarını ciddi biçimde azaltacağını ifade etti.
Özellikle ithal girdisi bulunmayan ve satışlarının büyük bölümünü doğrudan ihracata yönlendiren fındık firmalarının yeni sistemde dezavantajlı duruma düşeceğini savundu.
“100 milyon TL limite ulaşmak fiilen zor”
Sabır’a göre sorun yalnızca getirilen 100 milyon TL’lik yıllık üst limit değil. Asıl sorun, desteğe konu edilecek döviz miktarının faaliyet kârı ve işçilik maliyetleri üzerinden hesaplanan katma değerle sınırlandırılması. Sabır, katma değer hesabının bozdurulabilecek döviz miktarını belirlemek yerine verilecek prim oranının tespitinde kullanılmasının sektör açısından daha uygun olacağını dile getirdi.
Eylül'de 18 bin 929 ton fındık ihraç edildi
Türkiye, 2026-2027 fındık ihracat sezonunun ilk ayı olan eylül'de 18 bin 929 ton iç fındık ihraç etti. Geçen yılın aynı döneminde ihracat 13 bin 926 ton seviyesindeydi.
Böylece miktar bazında geçen yılın aynı ayına göre yaklaşık yüzde 36'lık artış gerçekleşti. Ancak Sabır, bu artışın fındığa yönelik dış talepte güçlü bir toparlanma olarak okunmaması gerektiğini belirtti.
“Artış düşük baz etkisinden kaynaklanıyor”
Sabır, 2025 sezonunun don zararı, düşük rekolte, yüksek fiyatlar ve olağan dışı piyasa koşulları nedeniyle zayıf geçtiğini hatırlatarak, 2026 Eylül ayındaki yıllık artışta düşük baz etkisinin önemli rol oynadığını ifade etti.
2026 Eylül ayındaki 18 bin 929 tonluk ihracat, 2024 Eylül ayında kaydedilen 24 bin 633 tonun yaklaşık yüzde 23 altında kaldı.
Sabır'ın paylaştığı uzun dönemli hesaplamaya göre son 25 yılın Eylül ayı ortalaması yaklaşık 32 bin 500 ton. Buna göre bu yılki Eylül ihracatı uzun dönem ortalamasının yaklaşık yüzde 42 altında bulunuyor.
Fındık fiyatlarındaki düşüşe dikkat çekti
Sabır, son dönemde fındık fiyatlarında görülen aşağı yönlü hareketi de dış talepteki gerilemeyle ilişkilendirdi.
Türk fındığının dünya pazarındaki liderliğinin korunabilmesi için üretici, sanayici ve ihracatçının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Sabır, piyasa şartları nedeniyle zor durumda kalan üreticilere doğrudan gelir desteği verilmesini önerdi.
“Türkiye yeniden piyasayı belirleyen ülke olmalı”
Sabır, Türkiye'nin fındıkta yalnızca ürün stoklayan bir ülke konumunda kalmaması gerektiğini belirterek, ihracatı artıracak ve serbest piyasa fiyatlarının gelişmesini sağlayacak politikaların uygulanmasını istedi.
KFMİB Başkanı, Türkiye'nin geçmişte olduğu gibi dünya fındık piyasasında fiyat ve ticaret dengelerinde güçlü, belirleyici bir aktör haline gelmesi gerektiğini vurguladı.
Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.