23 Ekim 2026, Cuma · 03:50 Piyasalar Kapalı
borsapanel.com Borsanın nabzı, tek panelde.
Abone Ol

Sabır,” Fındık ihracatçısı açısından yeni sistem fiilen işlevsiz kaldı’”

Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KFMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Osman Sabır, TCMB tarafından döviz dönüşüm desteğinde yapılan son düzenlemenin fındık ihracatçıları açısından desteğin kullanım imk…

YAYINLAMA 21 Ekim 2026 22:34

GÜNCELLEME 21 Ekim 2026 22:37

Ekonomim haberlerini Google'da daha sık görün Ekonomim'i tercih ettiğiniz kaynaklara ekleyerek nitelikli haberlere daha kolay ulaşın.

Takip Et

KFMİB Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Osman Sabır, Merkez Bankası tarafından döviz dönüşüm desteği uygulamasında yapılan son değişikliğe ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İhracatçıların oranın yüzde 3’te sabit tutularak belli başlı emek yoğun sektörler için daha yüksek oranda döviz dönüşüm desteği sağlanması yönünde beklentisi olduğunu hatırlatan Sabır, “Yeni düzenlemede destek oranı yüzde 3’te sabit bırakıldı. Buna ilave olarak 100 milyon TL’lik üst limit getirildi. Ancak mevcut hesaplama yöntemi nedeniyle ihracatçıların bu üst limite ulaşabilmesi fiilen mümkün görünmüyor” dedi.

Sabır, düzenlemede asıl sorunun limitten çok katma değer hesabının uygulanma biçimi olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Yeni sistemde işçilik maliyeti ve faaliyet kârı üzerinden hesaplanan tutar, destek primi olarak değil, firmanın destek kapsamında bozabileceği döviz miktarı olarak belirleniyor. Fındık sektörü yüksek hammadde maliyeti, düşük kâr marjı ve yoğun finansman ihtiyacıyla çalışan bir sektör. Bu nedenle yeni formül, fındık ihracatçısının destekten yararlanabileceği döviz tutarını ciddi şekilde sınırlıyor. Bu yapı özellikle net ihracatçı firmaları dezavantajlı hale getiriyor ve hemen hemen herhangi bir ithal girdisi olmayan fındık ihracatçısı açısından uygulama fiilen büyük ölçüde işlevsiz kalıyor.”

Yeni sistemin yurt içi satış ve işçilik hacmi yüksek şirketler açısından daha avantajlı sonuçlar doğurabildiğini belirten Sabır, ithal girdisi yüksek olan ihracatçılar bakımından da benzer bir avantaj oluşabildiğine dikkat çekerek “Bu durum, ithal girdisi bulunmayan ve satışlarının büyük bölümünü doğrudan ihracata yönlendiren fındık ihracatçılarını görece daha dezavantajlı konuma düşürüyor” ifadelerini kullandı.

Katma değer hesabının bozulabilecek döviz miktarını sınırlamak yerine, verilecek prim oranının belirlenmesinde kullanılmasının daha uygun olacağını dile getiren Sabır, düzenlemenin ihracatçıya uyum süresi tanınmadan yürürlüğe alınmasının da firmalar açısından öngörülebilirliği zorlaştırdığını kaydetti.

“Eylül ayı verileri düşük baz etkisiyle okunmalı”

KFMİB Başkanı Sabır, eylül ayı fındık ihracat verilerinin de doğru bir perspektifle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. 2026 yılı eylül ayında Türkiye’den 18.929 ton iç fındık ihraç edildiğini, bu miktarın önceki yılın eylül ayındaki 13.926 tonluk ihracata göre artış gösterdiğini belirten Sabır, bu artışın tek başına güçlü talep göstergesi olarak yorumlanamayacağını söyledi.

Sabır, “2025 sezonu; don zararı, düşük rekolte, yüksek fiyat seviyesi ve olağandışı piyasa koşulları nedeniyle ihracat miktarının oldukça düşük seyrettiği bir dönemdi. Dolayısıyla bu yılın eylül ayında, geçen yılın aynı ayına göre görülen artışın önemli bölümü düşük baz etkisinden kaynaklanmaktadır” dedi. Daha sağlıklı bir değerlendirme için uzun dönemli verilerin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Sabır, şunları ifade etti:

“ Bu yılın eylül ayında gerçekleşen 18.929 tonluk ihracat, 2024 yılı Eylül ayında gerçekleşen 24.633 tonluk ihracatın yaklaşık yüzde 23 altında kalmıştır. Son 25 yılın eylül ayı ortalama fındık ihracatı olan yaklaşık 32.500 ton ile karşılaştırıldığında, bu sene eylül ayı ihracatının miktar bazında yaklaşık yüzde 42 daha düşük olduğu görülmektedir. Son dönemde fındık fiyatlarında yaşanan aşağı yönlü hareketin, Türk fındığına yönelik talepte görülen bu büyük düşüşün doğal bir tezahürü olduğu herkesin malumudur.”

Dünyanın stok ambarı konumundan çıkamalıyız

Türkiye’nin dünyanın stok ambarı konumundan çıkarılarak, geçmişte olduğu gibi piyasayı domine eden aktör haline getirilmesi gerektiğini söyleyen Sabır, açıklamasını şöyle tamamladı:

“Türk fındığının dünya pazarlarındaki liderliği, üreticiden ihracatçıya kadar tüm değer zincirinin sağlıklı işlemesine bağlıdır. Üreticimizin emeğinin karşılığını alması, sanayicimizin üretimini sürdürebilmesi ve ihracatçımızın rekabet gücünü koruyabilmesi ortak hedefimizdir. Bu nedenle fındık sektörüne ilişkin değerlendirmelerin doğru veri, teknik analiz ve bütüncül bir bakış açısıyla yapılması büyük önem taşımaktadır. Mevcut politikaların terk edilip artan ihracat ile gelişen serbest piyasa fiyatları hedeflenmeli ve piyasa şartları nedeniyle zor durumda kalan üreticiye de direkt gelir desteği verilmelidir. Türkiye’nin dünyanın stok ambarı konumundan çıkarılarak, geçmişte olduğu gibi piyasayı domine eden aktör haline getirilmesi gerekmektedir.”

Kaynak: Ekonomim
İlgili Haberler
Borsa Türkiye 'Made in EU' dışında kalmamalı Dünya Gazetesi · 3 saat önce Borsa Küresel talep arıtışıyla makarna sektörü büyümeyi sürdürüyor Dünya Gazetesi · 3 saat önce Borsa İhracatta sektör lideri olan Mutlu, çeşide odaklandı Dünya Gazetesi · 3 saat önce Borsa Finansman sıkıntısında deprem dönemine döndük Dünya Gazetesi · 3 saat önce Borsa Avrupa'ya taşınan 72,3 milyar dolarlık karayolu ihracat yükü risk altında Ekonomim · 3 saat önce

Yorumlar (0)

Giriş yaparak yorum yazabilirsin.

İlk yorumu sen yaz.