KolayAnla Bu haberi yapay zeka ile KolayAnla
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile müzakere kapısını kapatmadıklarını ancak Washington yönetiminin tek taraflı taleplerinde ısrar ettiğini söyledi. İran'ın yeni bir askeri saldırıya karşı hazırlıklı olduğunu vurgulayan Bekayi, Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik sorunlarından ABD ve İsrail'i sorumlu tuttu.
İran resmi haber ajansı IRNA'nın aktardığına göre Bekayi, Almanya'nın ARD televizyonuna verdiği röportajda ABD ile müzakereler, Avrupa ile ilişkiler ve Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump'ın ara seçimlerden önce İran'a saldırı düzenlenmeyeceği yönündeki açıklamasına değinen Bekayi, bunun Washington'ın yeni bir askeri harekat seçeneğini gündeminde tuttuğunu gösterdiğini savundu.
ABD'nin son dokuz aydan kısa bir süre içinde, İran ile diplomatik görüşmeler devam ederken iki kez saldırı düzenlediğini belirten Bekayi, Haziran 2025 ve Şubat 2026'daki saldırıları hatırlattı.
Bekayi, İran'ın ABD'nin açıklamalarına güvenmediğini belirterek, ülkesinin her türlü senaryoya karşı hazırlıklı olması gerektiğini söyledi.
İran: Müzakere masasından hiç ayrılmadık
ABD ile diplomatik temasların mevcut durumuna ilişkin soruyu yanıtlayan Bekayi, İran'ın müzakere masasından hiçbir zaman ayrılmadığını ve diplomasi kapısını kapatmadığını ifade etti.
Arabulucular üzerinden mesaj alışverişinin sürdüğünü belirten Bekayi, Washington yönetiminin tek taraflı taleplerinde ısrar ettiğini söyledi.
ABD Başkanı Trump ve diğer Amerikalı yetkililerin sık sık "tam teslimiyet" ifadesini kullandığını belirten Bekayi, bunun İran tarafından kabul edilemeyeceğini vurguladı.
Bekayi, ABD'nin diplomatik çözüm konusunda yeterli iyi niyet ve irade göstermediğini savunurken, İran'ın barışa ulaşmak için diplomatik araçları kullanmaya devam edeceğini, aynı zamanda olası saldırılara karşı kendisini savunmaya hazır olduğunu dile getirdi.
Hürmüz Boğazı'nda güvenlik tartışması
Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığına ilişkin soruları da yanıtlayan Bekayi, bölgedeki güvenlik sorunlarının ABD ve İsrail'in askeri faaliyetlerinden kaynaklandığını ileri sürdü.
Boğazın 28 Şubat öncesinde açık olduğunu belirten Bekayi, ABD ve İsrail'in bölgedeki su yolunu ve Körfez ülkelerinin askeri imkanlarını İran'a saldırmak amacıyla kullandığını iddia etti.
İran'ın ulusal güvenliğini korumak için önlem almak zorunda kaldığını söyleyen Bekayi, kıyı devleti olarak uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli tedbirleri alma hakkına sahip olduklarını savundu.
Bekayi, ABD ile İslamabad Mutabakatı olarak adlandırılan bir anlaşmaya varıldığını ve iki ay içinde Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanmasının kararlaştırıldığını belirtti.
Ancak Washington'ın üç haftadan kısa süre içinde taahhütlerinden geri adım attığını ileri süren Bekayi, tarafların üzerinde uzlaştığı 14 maddelik düzenlemenin Trump tarafından imzalandığını söyledi.
Bekayi, ABD'nin mutabakata iki hafta bile bağlı kalmadığını savundu.
İran'dan güvenli deniz taşımacılığı rotası açıklaması
Bekayi, İslamabad Mutabakatı'nın beşinci maddesi kapsamında İran'ın güvenli bir deniz taşımacılığı rotası belirlediğini ve bu rotanın coğrafi koordinatlarını ilgili taraflara ilettiğini açıkladı.
Bu güzergahı kullanan gemilerin güvenli biçimde geçiş yapabileceğini belirten Bekayi, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) bazı bölge ülkeleriyle birlikte gemileri farklı rotalara yönlendirmeye çalıştığını iddia etti.
Bekayi, güney rotasının askeri teçhizat taşımacılığında kullanıldığını, bazı büyük petrol tankerleri ve sıvılaştırılmış doğal gaz taşıyan gemilerden askeri lojistik amacıyla yararlanıldığını öne sürdü.
İran'ın taahhütlerinin ticari gemi taşımacılığıyla sınırlı olduğunu belirten Bekayi, askeri amaçlı faaliyetlere karşı önlem almak zorunda kaldıklarını söyledi.
Bekayi ayrıca ABD'nin İran'a uyguladığı askeri ablukayı uluslararası hukuka göre savaş eylemi olarak nitelendirdi.
Avrupa'ya ABD'den bağımsız politika çağrısı
Avrupa ülkelerinin İran ile ABD arasındaki diplomatik süreçte üstlenebileceği role değinen Bekayi, Avrupa Birliği'nin Washington'dan bağımsız bir politika izlemesi gerektiğini söyledi.
Avrupa ülkelerinin İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerde daha önce yapıcı rol oynadığını hatırlatan Bekayi, son dönemde ABD'nin politikalarını takip etmeyi tercih ettiklerini savundu.
Bekayi, Avrupa ülkelerinin Ekim 2025'te yaptırımların yeniden uygulanmasını öngören mekanizmayı devreye sokmasını eleştirerek, ABD'nin 2018 yılında nükleer anlaşmadan çekilen taraf olduğunu hatırlattı.
Çin, Rusya ve bazı ülkelerin yaptırımların yeniden uygulanmasına yönelik girişime katılmadığını belirten Bekayi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde bu konuda görüş ayrılıklarının devam ettiğini söyledi.
Bekayi, Avrupa ülkelerinin izlediği politikaların İran ile ilişkilerde güven kaybına neden olduğunu ifade etti.
Almanya ile ilişkilerin yeniden değerlendirilmesini istedi
Almanya ile ilişkileri de değerlendiren Bekayi, iki ülke arasında geçmişte güçlü ekonomik ve diplomatik bağlar bulunduğunu belirtti.
Almanya'nın bir dönem İran'ın Avrupa'daki en büyük ticaret ortağı olduğunu söyleyen Bekayi, ülkede yaklaşık 500 bin İranlının yaşadığını ifade etti.
Almanya'nın 2025 ve 2026 yıllarında İran'a karşı yürütülen savaşlara verdiği desteği eleştiren Bekayi, Berlin yönetiminin İran'a yönelik politikasını yeniden değerlendirmesi gerektiğini savundu.
Bekayi, Almanya'nın İran ile güven ilişkisini yeniden kurmayı mı yoksa ABD'nin politikalarını takip etmeyi mi tercih edeceğine karar vermesi gerektiğini söyledi.
İngiltere'deki askeri üs iddialarını reddetti
Bekayi, İngiltere'deki bir askeri üsse yönelik saldırı hazırlığında İran'ın rolü bulunduğu iddialarını da reddetti.
Söz konusu üssün ABD tarafından İran'a yönelik saldırılarda kullanıldığını ileri süren Bekayi, İran'ın iddia edilen operasyonla herhangi bir bağlantısı bulunmadığını söyledi.
Bekayi, olayın gerçekte yaşanıp yaşanmadığından bile emin olmadıklarını belirterek, bunun sahte bayrak operasyonlarının bir parçası olabileceğini öne sürdü.
İnsan hakları konusunda Avrupa'yı eleştirdi
Bekayi, Avrupa ülkelerinin insan hakları konusunda çifte standart uyguladığını savunarak, İran'a yönelik eleştirilerin Gazze'deki gelişmeler ve İran'a düzenlenen saldırılar karşısında gösterilen tutumla çeliştiğini söyledi.
Avrupa ülkelerinin İran'daki idam cezalarına tepki gösterirken ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonları karşısında yeterince güçlü bir tutum sergilemediğini ileri süren Bekayi, insan haklarının dış politikada seçici bir baskı aracına dönüştürülmemesi gerektiğini ifade etti.
Bekayi, insan haklarının yalnızca belirli ülkelere baskı uygulamak amacıyla kullanılması halinde zarar görenin insan hakları ilkesinin kendisi olacağını söyledi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.