YAYINLAMA 27 Ekim 2026 00:00
GÜNCELLEME 27 Ekim 2026 00:13
EVRİM KÜÇÜK
Karadeniz’de Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın deniz ticaretine etkisi yeni ve daha tehlikeli bir aşamaya geçti. Küresel tahıl ve enerji akışının önemli koridorlarından biri olan bölge, artık ticari gemilerin, tankerlerin ve mürettebatın insansız hava araçları, füzeler ve patlayıcı yüklü botların hedefi olduğu yüksek riskli bir savaş alanına dönüşüyor.
Ambrey ve Uluslararası Denizcilik Örgütü verilerine göre, yılbaşından bu yana Karadeniz’de 570’ten fazla gemiye saldırı düzenlendi ve en az 40 denizci öldü. Hürmüz Boğazı’nda doğrulanan 24 ölümle karşılaştırıldığında tablo, deniz ticaretindeki riskin ağırlık merkezinin değiştiğini gösteriyor.
Yaz aylarında tırmanan saldırılar, ticari taşımacılık üzerindeki baskıyı daha da artırdı. Temmuz-eylül döneminde yaklaşık 387 geminin saldırıya uğraması, önceki çeyreğe kıyasla beş kattan fazla artış anlamına geliyor. Saldırıların günlük ortalaması dördü aşarken son 45 günde gemilere yönelik saldırıların yaklaşık yüzde 90’ının Rusya tarafından gerçekleştirildiği belirtiliyor. Böylece limanlar, yükler ve gemiler arasındaki ayrım giderek silikleşirken ticari seyrüseferin güvenliği daha geniş bir coğrafyada tehdit altına girdi.
Liman trafiği çökerken sigorta maliyeti katlandı
Tehlikenin ekonomik sonuçları, özellikle Ukrayna’nın ihracat kapılarında belirginleşiyor. Ülkenin en büyük özel liman işletmecisi TIS’in verilerine göre Büyük Odessa limanları, temmuz ayında yaklaşık 400 gemiye hizmet verirken geçen ay bu sayı 10’un altına indi.
Ukrayna’nın deniz yoluyla tarım ürünü ihracatı da ağustos ayında 1,4 milyon tona geriledi. Bu tablo, savaşın yalnızca gemilerin güvenliğini değil, ihracatçıların teslimat kapasitesini ve ticaret gelirlerini de doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor.
Financial Times’ın haberine göre, sigorta piyasasındaki gelişmeler de riskin boyutunu yansıtıyor. Savaş riski kapsamındaki alan, Romanya, Bulgaristan ve Türkiye’nin karasuları dışında Karadeniz’in neredeyse tamamını kapsayacak şekilde genişletildi. Sigortacıların aktardığına göre askeri risk sigortası, bir geminin gövde değerinin yüzde 15’ine kadar çıkabiliyor. Bu oran, Basra Körfezi’ndeki seviyelerin neredeyse iki katı.
Tahıl ticaretinden gübre ve yakıt maliyetlerine uzanan zincir
Karadeniz’deki aksama, Ukrayna ve Rusya’nın ötesinde küresel tarım piyasalarını da ilgilendiriyor. Ukrayna’nın deniz yoluyla yaptığı tarım ihracatının savaş öncesi seviyelerin yaklaşık yüzde 75 altında kalması, tahıl ve bitkisel yağ tedarikinde alternatif güzergâhların önemini artırıyor. Tuna üzerindeki daha küçük limanlar kapasite ve güvenlik sorunlarıyla karşılaşırken, Baltık Denizi gibi daha uzun rotalar nakliye maliyetlerini yükseltiyor. Sevkiyatların gecikmesi veya pahalılaşması, ithalatçıların farklı tedarikçilere yönelmesine neden olabilir.
Güvenlik önlemleri artıyor, kalıcı çözüm belirsiz
Bölgedeki saldırılar NATO sınırlarına yakın alanlara kadar uzanırken Romanya, Bulgaristan ve Türkiye deniz gözetimi ile mayın karşı tedbirlerini güçlendirmeye yöneliyor. NATO'nun ek uçak, insansız hava aracı ve radar sistemleri konuşlandırma planı da güvenlik riskinin bölgesel boyutunu ortaya koyuyor. Türkiye'nin ticari gemilere yönelik saldırılara moratoryum uygulanması çağrısı Kiev'den destek görse de Moskova'nın bu girişime ilgi göstermemesi, kısa vadede gerilimin düşeceğine yönelik beklentileri zayıflatıyor.
Denizciler aylık 800 dolara çalışıyor
Karadeniz'de yükselen risk, gemi mürettebatının çalışma koşullarını da ağırlaştırıyor. Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu'na göre bölgede çalışan denizciler arasında Suriye, Mısır, Azerbaycan ve Benin gibi ülkelerden gelenler öne çıkıyor. Financial Times'ın incelediği bazı Suriyeli denizci sözleşmelerinde aylık ücretin 800 dolara kadar gerileyebildiği görülüyor.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.