DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve DİSK Genel Başkan Yardımcısı, Genel İş Sendikası Genel Başkanı Remzi Çalışkan, Attalos Anıtı'nda vatandaşlara seslendi.
Antalya’da yaşanan hortum nedeniyle konteynerde hayatını kaybeden 4 işçinin ailesine başsağlığı dileyen Çerkezoğlu, şunları kaydetti:
‘’Antalya'da, COP 31 zirvesi toplanacak. BM İklim Krizi Zirvesi öncesinde Antalya'da, Türkiye'nin dört bir yanında yaşadıklarımız kuşkusuz bir tesadüf değil. İklim krizi artık sadece geleceğe ilişkin bir tehdit değildir. İklim krizi bugün işçilerin yaşam hakkını doğrudan etkilemektedir. Bu aşırı hava olayları, aşırı sıcaklar, seller, fırtınalar, yangınlar özellikle açık havada şantiyelerde çalışan işçilerin sağlığını ve güvenliğini açıkça tehdit etmektedir. İklim krizi o nedenle sadece bir çevre sorunu değildir. Aynı zamanda bir emek sorunudur, işçi sorunudur ve bir bölüşüm meselesidir, bir adalet meselesidir.’’
"Vergide, gelirde adalet istiyoruz"
Çalışanlar olarak gelirde, vergide, ülkede adalet istediklerini ifade eden Çerkezoğlu, ‘’Çünkü bu ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini, üretenler olarak işçiler, emekçiler, emekliler, kadınlar, gençler olarak geçinemiyoruz. Bu ülkede temel mesele bölüşüm meselesidir. Ülkemiz yoksul olduğu için değil, ülkemiz fakir olduğu için değil, adaletin terazisi bozulduğu için geçinemiyoruz’’ dedi.
Çalışanların, hayat pahalılığı karşısında eriyen ücretlerle hayatta kalmaya çalıştığını dile getiren Arzu Çerkezoğlu, şöyle devam etti:
‘’Bu da yetmiyormuş gibi ağır vergi yükü nedeniyle Ocak ayında aldığımızı Mayıs'ta, Haziran'da, Haziran'da aldığımızı Kasım'da Aralık'ta alamıyorsak gelirde, vergide, ülkede adalet mücadelesi, ülkenin geleceğinin mücadelesidir. Vergide adalet istiyoruz. Türkiye'de öyle bir düzen kurdular ki bu düzenin bütün çarkları zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapmak için dönüyor. O kadar büyük bir adaletsizliğin yaşandığı bu ülkede evet biz diyoruz ki bu düzen böyle gitmez.’’
Çerkezoğlu, Türkiye'de 13 milyona yakın işsiz olduğunu, 4,5 milyon kişinin haftada 40 saatten daha az, yarı zamanlı, esnek, güvencesiz işlerde, çalıştığını, 5,5 milyon insanın da çalışmak istediği halde iş bulamadığı için çalışamadığını dile getirdi.
İşsizlik Sigortası Fonu’nun ‘İşveren Fonu’na dönüştüğünü anlatan Arzu Çerkezoğlu, şöyle konuştu:
‘’13 milyona yakın işsizin olduğu bir ülkede, işsizler için yaratılmış en önemli sigortalardan birisi olan İşsizlik Sigortası Fonu, işveren fonuna dönüştürülmüş durumdadır. İşsizlik Sigortası Fonu işçilerindir, işsiz işçiler içindir. İşsizlik Sigortası Fonundan işverenlere yapılan ödemeler son bulmalı, fonun amacı dışında kullanılmasına son verilmelidir.’’
"2027 bütçesinde faize kaynak var"
Türkiye’nin yoksul, fakir olduğu için değil, adaletle bölüşmediği için, gelirde, vergide adalet olmadığı için yoksullaştığını anlatan Çerkezoğlu, şöyle devam etti.
‘’2027 bütçesi meclise sunuldu. Komisyonlarda görüşülmeye başlandı. Görüyoruz ki 2027 bütçesinde faize kaynak var, sermayeye kaynak var. 2027 bütçesinde sermayenin talepleri var. Ama işçiler yok, emekçiler yok, emekliler yok, kadınlar yok, gençler yok. Bu ülkede üretim var, bu ülkede kaynak var, bu ülkede birikim var. Gelirde, vergide, ülkede adalet diyoruz.’’
"Emeklilerin sorunu üç beş bin liralık seyyanen artışlarla çözülemez"
Asgari ücret başta olmak üzere bütün ücretlerin arttırılmasını, sendikalaşmanın, örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasını istediklerini anlatan Çerkezoğlu, taleplerini şöyle dile getirdi:
‘’Biz vergide adalet istiyoruz. Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınan adil bir vergi sistemi istiyoruz. Vergide adalet olmadan gelirde adalet olmaz. Bu politikaların, bu ağır tablonun bu kara tablonun en ağır bedellerinden birisini ödeyenler emekliler. Bu ülkede emekliler bir yük olarak görülüyor. Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası emeklilerle ilgili bazı açıklamalar yapıldı. Emeklilere çeşitli müjdeler veriliyor. Emeklilerin sorunları birtakım pansuman tedbirlerle ya da emeklilere yapılacak üç beş bin liralık seyyanen artışlarla çözülemez.’’
Emeklilik sistemin tepeden tırnağa yeniden kurulması gerektiğini ifade eden Çerkezoğlu, ‘’Bu pansuman tedbirlerle ya da üç beş bin liralık artışlarla değil emekli aylıklarındaki bu erimeyi yaratan sistem tümüyle ortadan kaldırılmalıdır. Emekli aylıklarında aylık bağlama oranı yükseltilmelidir. Emekli aylıklarının milli gelirden aldığı pay arttırılmalıdır. İntibak yasası çıkartılmalı ve mevcut emekliler açısından da daha fazla prim ödeyenin daha az ücret aldığı, emekli aylıkları arasındaki dengesizlikler ortadan kaldırılmalıdır. Memur emeklilerine seyyanen zam yansıtılmalı ve bu konudaki mağduriyetlere son verilmelidir’’ dedi.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.