YAYINLAMA 31 Ekim 2026 20:40
GÜNCELLEME 31 Ekim 2026 20:52
Sermaye piyasalarında yaşanan fon krizinin etkileri farklı sektörlerde hissedilmeye başlarken, konut piyasasında da önümüzdeki döneme ilişkin beklentiler değişiyor. Fonlarda birikimleri bulunan yatırımcıların yaşadığı kayıpların konut alım kararlarına nasıl yansıyacağı tartışılırken, borsadaki değer kayıplarının daha geniş bir kesimin harcama ve yatırım tercihlerini etkileyebileceği belirtiliyor.
Gayrimenkul iktisatçısı Ahmet Büyükduman, Mesele Ekonomi kanalında fon krizinin konut sektörüne olası etkilerini değerlendirdi. Krizden doğrudan etkilenen yatırımcıların konut talebindeki payının sınırlı kalabileceğini belirten Büyükduman, asıl riskin borsadaki kayıpların yarattığı olumsuz servet etkisinden kaynaklandığını söyledi.
Fon krizinden etkilenen yatırımcıların konut talebi hesaplandı
Fon krizinden yaklaşık 450 bin kişinin etkilendiğini belirten Büyükduman, bu kişilerin yaklaşık 350 bininin 1 milyon liranın altında birikimi bulunduğunu ifade etti.
Mevcut kredi koşullarında bu gruptaki yatırımcıların konut satın alma imkanlarının sınırlı olduğuna işaret eden Büyükduman, "Bu fon skandalında 450.000 civarında vatandaş etkilendi. Ama 1 milyon liranın altında birikimi olanlar da yaklaşık 350.000 kişi gibi. Demek ki zaten 1 milyon liranın altında birikimi olan kişilerin konut talebinin çok kuvvetli olacağından da bahsetmek zor bir ihtimal çünkü kredi imkanları kısıtlı" dedi.
Fonlarda 1 milyon liranın üzerinde birikimi kalan yaklaşık 100 bin yatırımcının bulunduğunu söyleyen Büyükduman, bu grubun da yalnızca bir bölümünün konut almayı planlıyor olabileceğini belirtti.
Büyükduman, "Peki 1 milyon liranın üzerinde fonda birikimi kalan vatandaş 100.000 kişi. Onun da en fazla ben 5'te 1'inin konuta yöneleceğini varsayıyorum. Demek ki fon skandalının kendi başına konut piyasasındaki talebe etkisi sınırlı düzeyde kalır" ifadelerini kullandı.
"15-20-30 bin kişi konuta yönelmekten vazgeçebilir"
Fon krizinin doğrudan konut talebinde yaratabileceği kayba ilişkin tahminini paylaşan Büyükduman, "Yani 15-20-30 bin kişi belki konuta doğru yönelecekse bundan vazgeçebilir. Tabii toplam konut piyasası içindeki payı da yüzde 2 civarında kalır" dedi.
Büyükduman'ın hesabına göre fon krizinden doğrudan etkilenen yatırımcıların konut satın almaktan vazgeçmesi, toplam piyasa içinde sınırlı bir talep kaybına neden olabilir. Ancak krizin borsadaki etkileri dikkate alındığında konut sektörüne yansımaların daha geniş çaplı olabileceği değerlendiriliyor.
"Asıl etki borsadaki servet kaybından gelecek"
Fon krizinin konut piyasası açısından en önemli sonucunun olumsuz servet etkisi olduğunu vurgulayan Büyükduman, borsadaki değer kayıplarının yatırımcıların ekonomik kararlarını değiştirebileceğini söyledi.
Büyükduman, "Ama esasen bir negatif servet etkisi yarattı bu fon skandalı. Nedir o da? İşte borsada ciddi ölçüde kapitalizasyonlar düştü. Bu negatif servet etkisinin bazı iktisatçılar toplam hane halkı serveti içindeki payının yüzde 10 civarında olduğunu söylüyorlar" ifadelerini kullandı.
Servet artışının tüketimi ve yatırım harcamalarını teşvik ettiğini anlatan Büyükduman, borsadaki kayıpların bu eğilimi tersine çevirebileceğine dikkati çekti.
Büyükduman, "Bu da konuta yönelik talebi bana kalırsa önümüzdeki günlerde ciddi bir şekilde etkiler. Çünkü biliyorsunuz servet etkisi bir öfori yapıyor, her türden harcamayı artırıyor ve daha çok elinde bulunan konutu daha iyi bir konuta doğru, daha üst segmente doğru gitmeyi ya da kiracıysa kendi evine geçmeyi teşvik eden bir durum" dedi.
Fon krizinin yarattığı olumsuz servet etkisinin önümüzdeki dönemde konut talebini zayıflatacağını düşündüğünü belirten Büyükduman, doğrudan etkilenen yatırımcı sayısından çok, piyasa genelindeki servet kaybının belirleyici olabileceğini ifade etti.
Fon krizinden sonra yatırımcılar gayrimenkule yönelebilir
Büyükduman, fon krizinin konut piyasasında talebi artırabilecek bir başka etkisinin de ortaya çıkabileceğine işaret etti.
Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerin bazı yatırımcıları geleneksel yatırım araçlarına yöneltebileceğini belirten Büyükduman, "İster istemez bu sermaye piyasalarındaki görece karmaşık işler ve birçok yatırımcının kafasında 'Ya biz yine klasik, ya mevduata koyarım ya altın alırım ya da gayrimenkulden şaşmam' diyecek olanları da harekete geçirebilir" dedi.
Büyükduman, borsadaki servet kaybının konut talebini azaltmasını beklediğini ancak tasarruflarını gayrimenkule yönlendirecek yatırımcıların bu etkiyi kısmen dengeleyebileceğini söyledi.
Konut satışlarındaki düşüş istatistiklerden daha büyük olabilir
Fon krizinin etkilerinin henüz konut satış verilerine tam olarak yansımadığını belirten Büyükduman, konut piyasasında kriz öncesinde de belirgin bir zayıflama yaşandığını anlattı.
Eylül ayında 142 bin konut satıldığını ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,3 gerileme kaydedildiğini aktaran Büyükduman, yılın ilk dokuz ayında toplam 1 milyon 92 bin konut satışı gerçekleştiğini söyledi.
Satışların yüzde 34'ünün birinci el, yüzde 66'sının ise ikinci el konutlardan oluştuğunu belirten Büyükduman, birinci el satışlarda tapu devirlerinin daha önce gerçekleştirilen işlemleri de kapsayabildiğine dikkati çekti.
Bu nedenle yeni konutlara yönelik talepteki düşüşün istatistiklere gecikmeli yansıdığını ifade eden Büyükduman, "Konut satışları düşüyor, istatistiklerin gösterdiğinden daha büyük bir oranda düşüyor. Sadece ikinci el konut satışları değil, birinci el konut satışları da geriliyor diyebiliriz" dedi.
Büyükduman, konut satışlarındaki gerçek zayıflamanın yüzde 20'nin üzerinde olabileceğini düşündüğünü belirtti.
Konut fiyatları reel olarak yüzde 25 ile yüzde 40 arasında geriledi
Konut piyasasındaki durgunluğun fiyatlara da yansıdığını belirten Büyükduman, son bir yılda konut fiyatlarının nominal olarak yüzde 23 arttığını, ancak bu artışın enflasyonun altında kaldığını söyledi.
Büyükduman'ın hesaplamalarına göre 2023 yılının ortasından bu yana konut fiyatlarında, kullanılan enflasyon göstergesine bağlı olarak yüzde 25 ile yüzde 40 arasında reel gerileme yaşandı.
Konut fiyatlarındaki reel düşüşe rağmen konuta erişimin kolaylaşmadığını vurgulayan Büyükduman, yüksek kredi faizleri ve alım gücündeki zayıflamanın talebi sınırlayan temel etkenler arasında bulunduğunu ifade etti.
"Satışlar azalacak, fiyatlar enflasyonun gerisinde kalacak"
Konut sektörünün önümüzdeki altı aylık görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Büyükduman, mevcut ekonomik koşullar altında iyimser olmadığını söyledi.
Büyükduman, "Kötü mü değilim, iyimser değilim. Çünkü içinde bulunduğumuz ortamdaki işaretler satışların azalacağına, fiyatların da enflasyonun gerisinde kalacağına işaret ediyor" dedi.
Fon krizinin doğrudan etkisinin konut piyasasının sınırlı bir bölümünde hissedilebileceğini belirten Büyükduman'ın değerlendirmeleri, borsadaki servet kaybının ve bazı yatırımcıların gayrimenkule yönelme ihtimalinin önümüzdeki dönemde konut talebi üzerinde birbirine zıt etkiler yaratabileceğine işaret ediyor.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.