Gelen müşteriyi kaçırmamak için, onun şartlarının hepsine evet dedik.
Malları yükledik, müşterinin malları çekebilmesi için gereken belgeleri ona postaladık, ihracat bedelimizin ödeneceği günü bekliyoruz.
Böyle çalışıp para kaptırmadan iş yapan ihracatçı yok mu?
Var elbette ki bunlardan birisi benim...
Bazı müşterilerimle, uzun bir zaman böyle çalışıp bir lira bile kaptırmadım.
Ancak araştırma yapmadan, işin kurallarına uygun tedbirleri almadan iş yapmaya kalkarsanız bunun vebali, çok amma çok ağır olabilir.
Malları vesaik mukabili ödeme şekliyle göndermemiz istendiğinde, alıcının parayı ödemeden malları çekemeyeceğini düşünür ve yüklemeyi yaparız.
Vesaikiniz çalınabilir, mallarınız rüşvetle çekilebilir…
Alıcı anlaşmadan cayabilir, malları çekmeyebilir.
Mallar karşı gümrükteki antrepoda bekler, antrepo taksimetresi yazmaya başlar.
Alıcımızın, “yağmur yağdı böyle oldu, güneş çıktı çiçekler soldu” bahaneleri ile malları gümrükten çekmemesi durumunda, “Eyvah biz şimdi ne yapacağız” sorusuna cevap ararız. Vesaik Mukabili ödeme çok mu güvensiz?
Elbette ne çok güvenilir ne de hepten güvensiz.
Amma Vesaik Mukabili ödeme şekli ile çalışacaksak, başımıza ne tür işler açılabileceğinden haberdar olup ona göre tedbir almazsak, sonumuzun hüsran olacağı da çok açık bir gerçek.
Akreditif karşılığı ödeme şeklini seçtik diyelim.
Ne akreditif detayı ile ne de akreditifi açacak bankanın kendisi ile ilgili hiçbir konuda ön değerlendirme yapmadan, alıcının açtığı bir akreditif karşılığında malları yüklersek...
Akreditif detayları ile önceden ilgilenmediğimiz için “Bu belge nereden çıktı, biz bunu veremeyiz” gibi durumlarla karşılaşabiliriz.
Hazırlanması istenilen belgelerin bazılarının detaylarını da sağlayamama durumu olabilir.
Akreditifi açan bankanın veya bankanın bulunduğu ülkenin, döviz ve yabancı para transferleri konusunda sorunları olabilir ve akreditifi açan banka paranızı ödeyemeyebilir.
Akreditif bu kadar göz korkutucu mu?
Elbette değil amma bunların hepsi olabilecek olumsuzluklar.
Çaresi nedir derseniz, çare müzakerelerde ve teklifinizin detayında gizlidir derim.
Mal satma heyecanı ve gelen müşteriyi kaptırma veya kaçırma endişesi ile hareket etmeden, işin içerisindeki riskleri ve getirileri aklıselimle değerlendirerek adım atarsak, sorun olmayacak veya en aza indirgenecek yolları elbet buluruz.
Öte yandan “Ödeme Şekilleri” ile “Teslim Şekilleri / INCOTERMS” konusundaki bilgi eksikliği ile bu iki ayrı konuyu birbiri ile karıştırmak da önemli bir sorundur.
Ne yazık ki kerameti kendinden menkul bazı eğitmenlerin de bunu yapabildiğini görüyoruz.
“Ben malımı fabrikada Ex-Works teslim ediyorum” diyerek, ödemede risk olmayacağı düşünmek bile tüyler ürpertici.
Bu iki konu, ihracat apartmanının iki dairesinde oturan ve komşu olan akrabalar gibidir.
Hem birbirleriyle ilgilidirler ve hem de birbirlerinden bağımsızdırlar.
Önemli olan bunlar arasında sağlıklı bir ilişki kurabilmektir.
Sözün özü şu ki nasıl iç piyasada para kaptırma oluyorsa, dış piyasada da oluyor ve daha da üzücü sonuçlar doğuruyor.
Heyecana devam, bilgiye önem, hezeyana fren.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.