Ukrayna'nın İsrail'deki Büyükelçisi şöyle diyor:
Hazar Denizi'ndeki gemilerin İran silahlarını Rusya'ya taşıdığı bilgisini aldık. Rusya'nın bu silahları Ukrayna'ya karşı kullandığını tespit ettik. İran gemisini de bu nedenle vurduk.
Gerçi Ukrayna Dışişleri Bakanı, İranlı mevkidaşına İran gemisini yanlışlıkla vurduklarını söylemişti ama Tahran pek ikna olmadı.
Peki İsrail'deki Büyükelçi bu bilgileri kimden aldı?
Açıklamayı İsrail'deki Büyükelçiye yaptırmak, Ukrayna'nın saflığından mı kaynaklanıyor, yoksa İran'a verilen "Rusya'ya yardımı sürdürürsen, düşmanın İsrail'le iş tutarım" mesajı mıdır?
Belli ki İran'a zarar vermek için her türlü fırsatı değerlendiren İsrail, istihbaratı sağlamış, Ukrayna da İran gemisini vurmuş.
İran, Odessa Limanı'nda, Karadeniz'de, Umman Denizi'nde ya da Kızıldeniz'de bir Ukrayna gemisini vurursa kimse şaşırmasın.
İsrail, İran'ın cephesini genişletmesini sağlamaya çalışıyor.
Böylelikle İran'ın dikkatini, zamanını, enerjisini ve hepsinden önemlisi dron ve füzelerini tüketmeyi hedefliyor.
Ama İsrail'de ekim ayında yapılacak seçim öncesi Netanyahu için tehlike çanları da çalıyor.
fazla okuBu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Kanal 12'nin yaptığı yeni bir ankete göre, İsraillilerin sadece yüzde 33'ü Netanyahu'yu başbakanlık için uygun aday olarak görüyor.
Ankete katılanların yüzde 59'u ise başbakan olarak başka bir ismi görmek istiyor.
Tehlikeyi anlayan Netanyahu, durumu tersine çevirmek amacıyla İran'a karşı savaşa katılmak için Trump'ın peşinden koşuyor.
Netanyahu, 28 Temmuz'daki Beyaz Saray ziyaretinde yaklaşık 70 dakika süren görüşmede İran savaşını konuşup Trump'ı ikna etmeye çalıştı.
ABD'de sonuçları açıklanan bir kamuoyu araştırması, Amerikalıların Netanyahu hakkındaki düşüncesini ortaya koydu.
Buna göre Amerikalıların yüzde 49'u Netanyahu'nun gözaltına alınmasını, yüzde 27'si tutuklanmasını istiyor.
Ankete katılanların yüzde 23'ü kararsız olduğunu söylerken, yüzde 1'i de "fikrim yok" diyor.
Görüldüğü üzere Netanyahu, Amerikalıları da kaybetmiş.
İsrailli emekli subaylar ise Trump'dan, Netanyahu'ya baskı yapmasını istedi.
Yaklaşık 550 emekli albay ve generalden oluşan grubun adına emekli Tümgeneral Matan Vilnai bir mektup kaleme aldı.
General Vilnai, Trump'u Batı Şeria'daki yerleşimciler tarafından Filistinlilere yönelik uygulanan şiddete karşı önlem alması için Netanyahu'ya baskı yapmaya çağırdı.
Vilnai, "Batı Şeria'da tırmanan şiddet, hızlı ve kararlı bir şekilde durdurulmadığı takdirde bölgeyi ateşe verecek ve hem İsrail'in güvenliği hem de ABD'nin bölgesel çıkarları için ciddi sonuçlar doğuracaktır" ifadelerini kullandı.
"Sayın Başkan, bu felaketi önleyebilecek tek kişi sizsiniz." diyen emekli general, Trump'dan Netanyahu'ya baskı yapmasını istedi.
İsrail Savunma Bakanlığı Siyasi-Askeri Büro Başkanı Tuğgeneral Dror Shalom ise Netanyahu'ya tepki göstererek istifa etti.
General Shalom, "Stratejik olarak bu savaşlar tam bir başarısızlık" dedi.
Shalom, başarısızlıkları şöyle sıraladı:
• Tüm cephelerde kesin bir sonuç elde edemediğimiz için belirsizlik içindeyiz.
• Gazze savaşında sadece rehineleri geri alabildik ve Hamas hâlâ ayakta.
• Hizbullah silahsızlanmaktan çok uzak. Lübnan'da ilerleyemedik, girdiğimiz yerlerde tutunamıyoruz.
• Bir miktar gerileme olsa da İran'ın nükleer programı hâlâ varlığını sürdürüyor.
• İsrail'in itibarı uluslararası alanda rekor diyebileceğimiz kadar düşük seviyede.
• ABD ile ilişkiler de iyi durumda değil.
• İran'da rejimin hava saldırıları ve Kürtlerle devrilebileceğini düşünen herkes hayalperest, tam anlamıyla hayalperest.
Bu arada, İsrail'in Kıbrıs'taki etkinliği büyüyor.
Öyle ki Kıbrıs Rum Kesimi, İsrail'in adeta arka bahçesine dönüştü.
Netanyahu'nun en büyük rakibi Eisenkot, ekim ayında yapılacak seçimler için Rum Kesimi'ndeki billboardları afişleriyle donattı.
Rum Kesimi'nde tatil yapan İsraillilere yönelik seçim propagandası gerginlik yarattı.
Rum Kesimi'ndeki bazı milletvekilleri, "İsrail seçim kampanyasını bile topraklarımızda yapıyor. Bu kabul edilemez. Ülkenin egemenliğine sahip çıkılmalıdır" diyerek tepki gösterdiler.
Bazı billboard afişlerinde, "İsrailliler, tatilin keyfini çıkarın. Bunu hak ediyorsunuz" yazıyor.
Bazı afişlerde ise "Rahatladınız mı? Tatilin keyfini çıkardınız mı? Şimdi geri dönelim ve kazanalım" yazıyor.
İran savaşının yoğun gündemi nedeniyle dikkatlerden kaçan bir tartışmayı da aktaralım.
Ünlü şarkıcı Katy Perry, İran savaşıyla ilgili videoda şarkısını kullanan Beyaz Saray'a tepki gösterdi.
Perry, İran gemisine füze saldırısı görüntüleri üzerine şarkısı Firework'ü kullanması nedeniyle "dehşete düştüğünü" söyledi.
6 milyondan fazla izlenen savaş videosunda kullanılan şarkısı için kendisinden izin alınmadığını belirtti.
Zor durumdaki insanlara moral vermek için yazdığı bu şarkının şiddetin ve yıkımın müziği olarak kullanılmasını asla onaylamadığını söyleyen Katy Perry, "Müziğim insanları bir araya getirmek içindir, savaşı kutlamak için değil" dedi.
Bunlar yaşanırken, ABD ara verdiği saldırılarına yeniden başladı.
Trump da bilindik tehdit ve küfür içerikli açıklamalarını sürdürüyor.
İran ise hem saldırılara aynı kararlılıkla karşılık veriyor hem de Hürmüz Boğazı konusundaki tavrından geri adım atmıyor.
Ama aynı anda görüşmeler de devam ediyor ve masa hiç devrilmiyor.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish
DAHA FAZLA OKUHakkında daha ayrıntılı: binyamin netanyahuDONALD TRUMPIDFgürbüz evren
DAHA FAZLA HABER OKU
Dr. Gülay Kurt Mekânın üç hali: Mesken, iskân ve sükûn
İbrahim Beyazoğlu Preveze, Urla, İthaka, Salamis ve Halkida: Bürokrasi yaratıcılığa engel mi?
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.