Ortak değerlere dayanan bir ömrün hikayesi Kendi bedenine hapsolan insanlara yardım eli uzatın Araştırma kitabıma katkıda bulunsanıza
KURULUŞU 1930 yılına uzanan Zihni Holding’in Onursal Başkanı Asaf Güneri, hayatının ve Zihni Denizcilik’in öyküsünün yansıtıldığı “Bir Hayalin Ötesinde Yol Almak” adlı belgeseli 2023 yılı Kasım ayında tanıtırken söze şöyle girdi:
- Bana hayatımda 3 defa piyango çıktı…
Sonra bunları sıraladı:
- İlk piyango ilkokul yıllarımdaydı. İlkokul çağında Zonguldak’tan ben ve ablam 1953-1054’te, 6-7 yaşındayken okulun başöğretmeninin yönlendirmesiyle TED Ankara Kolej’e yatılı talebe olarak tayin olduk.
- İkinci piyangom, 1963 senesinde liseyi bitirdim. 16 yaşındaydım. 1965 yılında babamı kaybetmemle işlerimizin kötüye gitmesi ve 18 yaşındayken tüm sorumluluğun üstüme kalması, yani işlerin başına geçmem.
- Ve “Lou”yu (Kollakis) tanımam ve “Andrea” gemisini kiralamış olmamız. Adamların, “Mala el koyarız” diye palavra ve blöflerle bizi kafa kola almaları da hayatımdaki üçüncü piyangodur.
Ardından ekledi:
- Bu yaştan sonra başka piyango çıkmaz herhalde… Yolumuza devam edeceğiz.
Asaf Güneri, aynı tarihlerde şirketin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevin oğlu Zihni Cömert Güneri’ye, sosyal sorumluluk projelerini de Zihni Turgut Güneri’ye devretti:
- Şirkette 60 yılı tamamlamışım. Oğlum Cömert’e çok güveniyorum. Zaten işlerin büyük kısmını ona teslim etmiştim. Bundan sonra da o geliştirecek. Kendi prensipleri ve düzenini kuracak. Teknolojiye de ayak uydurarak büyük ilerlemeler kaydedeceğine inanıyorum.
- Her iki oğlumdan da son derece memnunum. Bana iki torun bağışladılar. Sosyal sorumluluk projelerinde, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Türk Eğitim Derneği ve ALS Derneği’ndeki çalışmaların başında oğlum Turgut’un olmasını istiyorum.
Asaf Güneri’yi bugünün İMEAK (İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz) Deniz Ticaret Odası’nın ilk kurulduğu dönemde, 1982 yılında Başkan Yardımcısı iken tanıdım.
Armatörlerin yaşadıkları sıkıntıyı yerinde görelim diye bir grup gazeteci arkadaşımla birlikte Asaf Güneri ev sahipliğinde “liman turu”na çıkmıştık. Zihni Holding’te Kurumsal İlişkiler Müdürü olan Perran Ersu’nun organizasyonuyla 3-4 günde Trabzon, Hopa, İskenderun ve Mersin Limanlarını gezmiş, birkaç farklı haber yapmıştık.
O günlerden itibaren denizcilik ve lojistik sektörüyle ilgili haber, yazı çalışmaları yaptığımda başvurduğum önemli haber kaynaklarım arasında yerini aldı.
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) dağılmasından kısa süre önce, Gürcistan’la Türkiye arasındaki Sarp sınır kapısının açılışında ilk geçiş yapan TIR, Zihni’nin olmuş, o törene de holdingin davetiyle katılmış, tarihi anlara tanıklık etmiştik.
Asaf Güneri, Deniz Ticaret Odası’nın ilk yıllarında görev almasının yanı sıra sektörün uluslararası kuruluşları BIMCO ve Intercargo’da Türkiye’yi temsil etti. Deniz Temiz Derneği/TURMEPA’nın kurucuları arasında yer aldı. Türkiye-Yunanistan İş Konseyi, Türkiye-Çin İş Konseyi yönetimlerinde görev üstlendi.
Kökleri Girit’in Hanya kentine uzanan Güneri Ailesi’nin Cumhuriyet’in ilk yıllarında kurduğu Zihni Vapur Acentesini büyüten Asaf Güneri, 3 Ağustos 2026 günü Yunanistan’ın Inousses Adası (Koyun Adası) açıklarında, arkadaşın teknesinde geçirdiği kalp krizi sonucu 81 yaşında hayata veda etti.
Asaf Güneri’nin vefat haberleri üzerine ilk mesaj yazdığım isimlerden biri Perran Ersu oldu. Ersu, şu yanıtı yazdı:
- Tatil dönüşü Çeşme’ye uğrayacaktı ve görüşecektik. Şimdi ben onu uğurlamaya İstanbul’a geleceğim.
Asaf Bey’e Allah’tan rahmet diliyorum…
Mekanı cennet olsun…
Ortak değerlere dayanan bir ömrün hikayesi
ZİHNİ Şirketler Grubu CEO’su İlki Bayam, Grubun Onursal Başkanı Asaf Güneri’nin vefatı sonrası sosyal medyada şu başlıkla paylaşım yaptı:
- Asaf Güneri ile 41 yıl… Ortak değerlere dayanan bir ömrün hikayesi…
İlki Bayam’ın paylaşımı şöyle:
- Hayat tesadüfleri seviyor gerçekten. Aynı kentin (Zonguldak) insanı olmak, aynı okulun (TED Ankara Koleji) değerlerini taşımak, hayata benzer bir yerden bakmak. Kol kola, omuz omuza, yürek yüreğe yürüdük. Nice zorlukları birlikte aştık, başarıları birlikte yaşadık.
- En karmaşık sorunların çözümünü bulan, en umutsuz anlarda cesaret veren, insanına güvenen gerçek bir liderdiniz.
- 41 yıl, sadece birlikte çalışılan bir zaman değildir. Birlikte kurulan bir hafızadır, paylaşılan emektir, güven duygusudur.
- Böyle bir bağ, fiziksel ayrılıkla sona ermez. Bundan sonra da bir karar alırken, kendime aynı soruyu soracağım: “Asaf Bey olsa ne yapardı?”
Kendi bedenine hapsolan insanlara yardım eli uzatın
yılı Haziran ayında Zihni Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Asaf Güneri’den bir mesaj geldi:
- Eşim Betigül’ü ALS denilen çaresiz hastalıktan kaybettim. Şimdi ALS Derneğine, hastalara, yakınlarına yardımcı olmaya çalışıyorum. Liv Hospital’daki ALS toplantısına bekliyorum.
Toplantıya gittim, sunuculuğu üstlenen Korhan Abay, Asaf Güneri, dönemin ALS-MNH Derneği Başkanı İsmail Gökçek ve Yardımcısı Alper Kaya’yı dinledim.
Abay, ALS’yi şöyle özetledi:
- İnsanın kendi bedenine hapsolması…
Gökçek, ALS’li yaşamayı şöyle tanımladı:
- Sevgiyle bakan bir çift gözün başarısı…
Asaf Güneri, 10 yıldır ALS-MNH Derneği’nin hep yanında oldu, ALS’li hastalara elinden gelen desteği vermeye çalıştı. İşleri oğullarına devrederken, “sosyal sorumluluk projeleri”ni emanet ettiği Turgut Güneri’ye ALS Derneği’ndeki çalışmaları da emanet etti.
Araştırma kitabıma katkıda bulunsanıza
KAMUOYUNUN 52 yıl önce “Grup Dönüşüm”ün kurucusu ve solisti, “Kiziroğlu Mustafa”yla bizi bizleri buluşturan Halit Kakınç’ı 1981 yılı Aralık ayında Tercüman Gazetesi’nde çalışmaya başladığım günlerde tanıdım.
Tercüman Gazetesi’ndeki 2.5 yıllık çalışma dönemimde, Halit Kakınç ve eşi Zeynep Çelikkan Kakınç’la aynı ortamları paylaşma şansı yakaladım.
Halit Kakınç, müzisyen, başarılı gazeteci ve yazarlığının yanına sonraki yıllarda eğitimi de ekledi. Bilgi Üniversitesi’nin kurucuları arasında yerini aldı.
“Çok okuyan bir entelektüel” olan Halit Kakınç, 14 kitap yazdı:
- Destansı Kuramcı Sultangaliyev
- Struma
- Çerkes Aşkı
- Kızıl Cebe
- Yerkubbe
- Geri Sayım Zamanı
- Zamanın Ruhu: Zeitgeist
- Yazılmamış Bir Tarih
- İnsaymun
- Deizm
Halit Kakınç, 2020 yılında yayınlanan “İnsaymun”u kaleme alırken o dönemde yazdığı Oda TV’deki köşesinden okurlarına şu çağrıyı yaptı:
- Araştırma Kitabıma Katkıda Bulunsanıza!
Kakınç’ın okurlarına çağrısı şöyleydi:
- Sevgili Dostlar…
e-mailimi vererek gireyim konuya: [email protected]
Bir süredir geniş bir araştırma kitabının üzerinde çalışıyorum. Adını ilginç bulacaksınız:
İNSAYMUN
İnsanın “İns”i… Maymunun “Aymun”u.
İnsan ve maymundan farklı, gelecekteki olası melez bir türe verilecek olan isim bu.
Bildiğiniz gibi, evrimsel kromozom yönünden en yakın akrabamız, ŞEMPANZE.
Olay, özetle şu: Stalin döneminde Sovyetler Birliği’nde başlayıp oradan ABD’ye, Çin’e, İngiltere’ye, Fransa’ya sıçrayan, bilimsel laboratuvar deneyleri ve de doğal olarak bunun felsefi tartışmaları var dünyanın hemen her yanında.
İlk soru belli:
- Dişi maymun ile erkek insan ya da erkek maymun ile dişi insanın tohum ve yumurtalarının yapay yoldan birleştirilmesi ile yeni bir tür, farklı bir canlı cinsi elde edilebilir mi?
“Amaaan!” deyip de geçmeyin, çok ciddi bir araştırma konusu bu.
Olayın en başından bu yana yapılan bütün denemeleri, varsayımları ve de doğal olarak “Evrim Kuramı”nı da irdeliyorum bütün ayrıntıları ile bu çalışmada.
Cevap bekleyen sorularımız belli:
- Böyle bir şey mümkün olabilir mi?
- Acaba mümkün ve de çoktan gerçekleşti de, bizim haberimiz mi yok?
- Gerçekleşince böyle yepyeni bir tür, hayvan mı sayılacak, yoksa insan mı?
- Etik yönden ne tür sorunlar çıkartacak?
- Dini inanç grupları böyle bir gelişmeyi nasıl karşılayacak?
Halit Kakınç, okurlarının cevaplarına Ağustos 2020’de Destek Yayınlarından çıkan “İNSAYMUN” kitabında yer verdi…
Halit Kakınç, 74 yaşında hayata veda etti, geçen Pazar günü son yolculuğuna uğurlandı…
Halit Kakınç’a Allah’tan rahmet, eşi Zeynep, çocukları ve ailesine sabır diliyorum…
Mekanı cennet olsun.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.