Renkli evlerin çevrelediği küçücük limanı, tepelerden denize uzanan yürüyüş yolları, tarihi yapıları ve koyda balıkçı tekneleriyle yan yana demirleyen lüks yatları… Bir zamanların sakin balıkçı kasabası Portofino, bugün İtalyan Rivierası’nın en ünlü ve en gözde adreslerinden biri.
Serkan Raşa14 Ağustos 2026 00:00
Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!Portofino’nun ününü düşününce insan daha büyük bir yer bekliyor. Oysa bu kasaba şaşırtıcı derecede küçük. Hayat, renkli evlerin çevrelediği liman ve hemen arkasındaki birkaç dar sokakta toplanıyor. Birkaç adım sonra ise kalabalık geride kalıyor; yol San Giorgio Kilisesi’ne, Castello Brown’a ve deniz fenerine doğru yükseliyor.
Roma döneminde “Yunus Limanı” anlamına gelen Portus Delphini adıyla bilinen, yüzyıllarca denizle ve balıkçılıkla yaşayan bu küçük yerleşim, 19'uncu yüzyılın sonlarından itibaren Avrupalı aristokratların ve varlıklı gezginlerin dikkatini çekmeye başladı. Zaman içinde ünü büyüdü; sanatçılar, sinema yıldızları ve jet sosyete geldi, limana balıkçı teknelerinin yanına süper yatlar eklendi. Ancak Portofino’nun ölçeği pek değişmedi. Bugün dünyanın en tanınmış sahil kasabalarından biri olmasına rağmen hâlâ yürüyerek keşfedilebilecek kadar küçük. Belki de onu bu kadar özel yapan bu tezat.
Portofino’ya vardığınızda yolunuz zaten küçük limana çıkıyor. Sarıdan pembeye, turuncudan kırmızıya uzanan renkleriyle kıyıya sıralanmış evler, alt katlarındaki kafeler, restoranlar ve küçük dükkânlar kasabanın en hareketli bölümünü oluşturuyor. Denizde ise hâlâ balıkçı tekneleri var; hemen yanlarında dünyanın dört bir yanından gelen lüks yatlar demirliyor. Bu, Portofino’nun en karakteristik görüntüsü.
Burada yapılacaklar listesini fazla uzatmaya gerek yok. Liman kenarında bir masaya oturup espresso söylemek ve gelip geçeni izlemek bile Portofino programının bir parçası. Tekneler yanaşıyor, masalar dolup boşalıyor, günübirlik gelenler fotoğraflarını çekip gidiyor. Portofino zaten aceleyle gezilecek bir yer değil. Birkaç saat ayırıp sokaklarında yürümek, limanda oturmak ve kasabayı seyretmek çoğu zaman yeterli.
Portofino’nun buluşma noktası
Portofino’nun merkezi, limanın hemen kıyısındaki Piazzetta. Küçük meydanın çevresinde kafeler ve restoranlar sıralanıyor; masaların hemen önünde ise tekneler gelip gidiyor. Burası aynı zamanda kasabanın buluşma noktası. Sabah kahvesinden akşamüstü aperitivosuna kadar günün hemen her saatinde hareketli. Fiyatların İtalya ortalamasının hayli üzerinde olduğunu da söyleyelim. Sonuçta Portofino’da yalnızca kahvenin değil, oturduğunuz masadan gördüğünüz manzaranın da bir bedeli var.
Limana tepeden bakış
Limandan yukarı doğru yürüdüğünüzde Portofino’nun en güzel seyir noktalarından biri olan Castello Brown’a ulaşıyorsunuz. Geçmişte savunma amacıyla kullanılan tarihi yapı bugün ziyarete açık. Ancak buraya çıkmanın asıl ödülü, kalenin kendisi kadar manzarası. Aşağıda Portofino’nun küçük limanı, renkli evleri ve koyda demirleyen tekneler, ileride ise Ligurya Denizi uzanıyor.
Castello Brown’a çıkan yol üzerinde San Giorgio Kilisesi bulunuyor. Portofino’nun koruyucu azizi San Giorgio’ya adanan küçük kilise, gösterişli bir yapı değil. Onu görülmeye değer kılan biraz da bulunduğu yer. Kilisenin önünden limana doğru baktığınızda Portofino’nun fotoğraflardan tanıdığımız görüntüsü karşınıza çıkıyor.
Yürüyüşü biraz daha uzatırsanız yol Faro di Portofino’ya, yani Portofino Deniz Feneri’ne devam ediyor. Burnun ucundaki deniz fenerine yeşillikler arasından geçen bir patikayla ulaşılıyor. Merkezdeki kalabalık geride kalırken manzara açılıyor ve Ligurya Denizi bütün açıklığıyla karşınıza çıkıyor.
Denizdeki Portofino
Portofino’ya kadar gelmişken çevresindeki koyları da görmek gerekiyor. Bunların başında San Fruttuoso geliyor. Portofino yarımadasındaki küçük bir koyda bulunan tarihi San Fruttuoso Manastırı’na ulaşmanın en keyifli yollarından biri tekne. Portofino’dan kalkan teknelerle San Fruttuoso’ya ve çevredeki diğer koylara gidilebiliyor.
Bölgenin ünlü bir başka noktası ise karada değil, suyun altında. Cristo degli Abissi, yani “Derinliklerin İsa’sı” heykeli San Fruttuoso açıklarında denizin altında bulunuyor ve özellikle dalış meraklılarının bölgeye gelme nedenlerinden biri.
Tekneye binmenin bir başka avantajı da Portofino’yu denizden görebilmek. Kıyıdan uzaklaştıkça kasabanın o meşhur görüntüsü bütünüyle ortaya çıkıyor: Koyu çevreleyen renkli evler, küçük liman ve hemen arkalarında yükselen yeşil tepeler.
Portofino’nun alışveriş tarafı da kasabanın kendisi gibi küçük ama iddialı. Merkezin dar sokaklarında moda, mücevher, aksesuar ve tasarım mağazaları bulunuyor. Büyük alışveriş caddeleri yok; birkaç sokağın içinde restoranlar, kafeler, küçük dükkânlar ve lüks butiklerin yan yana gelmesi Portofino’nun alışıldık görüntüsünün bir parçası.
Fotoğraf çekmek için ayrıca adres aramaya da gerek yok. Limandaki renkli cepheler, tekneler, çiçekli balkonlar ve yukarı çıktıkça değişen deniz manzarası yeterince seçenek sunuyor. Kalabalık henüz gelmeden sabah erken saatlerde dolaşmak en iyi zamanlardan biri. Gün batımına doğru ise özellikle tepelerden ve deniz fenerine giden yoldan manzara değişiyor.
Komşuda hayat daha rahat
Portofino seyahatini yalnızca kasabayla sınırlamak şart değil. Çok yakınındaki Santa Margherita Ligure, Portofino’dan daha büyük ve daha hareketli bir sahil kasabası. Aynı zamanda Portofino’ya ulaşmak için sık kullanılan noktalardan biri; buradan tekne ya da otobüsle geçilebiliyor.
Bir diğer seçenek Camogli. Renkli evleri ve sahiliyle Ligurya kıyılarının en güzel yerleşimlerinden biri olan Camogli’de günlük hayat Portofino’ya göre daha fazla hissediliyor. Portofino’da lüks yatlar, butik mağazalar ve şık restoranlar öne çıkarken Camogli daha rahat ve daha gündelik. İkisini aynı seyahatte görmek bu nedenle iyi bir fikir.
Portofino’nun en güzel zamanı
Portofino için en rahat dönemler ilkbahar ve sonbahar. Nisan, mayıs, eylül ve ekim aylarında hava gezmek için uygun, yaz ortasına göre kalabalık da daha az.
Temmuz ve ağustosta ise tablo değişiyor. Tekneler çoğalıyor, restoranlarda yer bulmak zorlaşıyor, fiyatlar yükseliyor ve birkaç dar sokağa yayılan kasaba gün içinde oldukça kalabalık hale geliyor.
Kışın Portofino çok daha sessiz. Kalabalık büyük ölçüde çekiliyor, bazı işletmeler sezonu kapatıyor. Yazın lüks yatlarla dolan liman ve hareketli Piazzetta'nın yerini sakin bir sahil kasabası alıyor.
Yorumlar (0)
Giriş yaparak yorum yazabilirsin.
İlk yorumu sen yaz.